Thursday, June 21, 2007

Lise Anilari

Liseden bir arkadasimla kontaga gectim. Bu... Yok, okula attigim maile bir cevap gelmedi. Ben bu arkadasimi gene benim cabalarimla buldum. Biz ortaokulda best friend'dik. Evide bize yakindi. Dolayisiyla hep beraberdik.

Sonra lise sinavlarina girdik. Ben Zincirlikuyu Yapi Meslek kazanarak ic mimarlik okumak istiyordum ama onun yerine tekstil kazandim. O da iyiydi. Cunku sonucta o da yaraticilik iceren bir meslekti.

SINIF

Bu arkadasimla birbirimimizden habersiz sectigimiz okulda tekrar karsilastik. Ilk gun okulun bahcesinde saga sola bakarken gozlerimiz carpismisti. Birde ayni sinifa dustuk. Gerci ayri sinifa dussekde pek farketmeyecekti cunku daha once liseye mektup yazimda oldugu gibi bizim okul her siniftan iki sube olacak kadar kucuk bir okuldu. A ve B. Biz B sinifina dustuk. Bizim sinif 18 kisiydi. A subeside bir kadardi.

Ortaokuldan fakat baska bir siniftan olan, o zamanlar fosforlu sari, pembe karisimli bir ceketi oldugundan fosforlu lakabiyla anilan D. diye bir kiz daha bizim sinifa dusmustu.

GRUP

E, bu durumda birbirini taniyan iki insan olarak ayni siraya yerlestik. Sonra fosforlumuzuda daha yakindan tanimaya basladik. Sonra kucuk bir grup olustu. S,F,Y,A,B,N kişilerinden olusan...Bu grubumuz derslere daha az çalışan, daha lay lay lay olup fazlaca goz onunde olan gruptu. Okuldaki herhangi bir karisiklik bizim gruptan sorulurdu. Hatta bir kere bizim okulun arka tarafindaki villalarin arasin ufak bir yangin ciktiginda hepimiz muduriyette sorguya cekilmistik. Ben sigara icmedigim icin yirtmistim ama dedim ya goz onundeyseniz hersey sizden bilinir. Yaramazlıklar grupla olsa bile biz sınıfın diger uyeleriyle hep beraberdik.

AKTIVITE

Biz bu grup arkadaslarimla okul aktivitlerinde de cok faaldik. Folklor ve tiyatroya bu arkadaslimla beraber baslamistik. Huzurevinde yaptigimiz folklor gosterisinden sonra Bu. ile birlikte orada konaklayan bir yasli amca ile arkadasligimiz baslamisti. Okul cikislarimizda veya oglen tatillerinde onu ziyarete gidip sohbet ediyorduk.

ESNAF

Oranin karsisinda Halk Ekmek bufesi vardi. Otobus biletlerimizi o amcadan alirdik. Her seferinde onunlada sohbet ederdik. Sonra hemen karsisindaki manavdan limon alirdik. Okulda tuzlu limon yeme modasi baslatmistik. Herkes yuzu burusmus sekilde yerdi bunlari.

Kirtasiyedekiler bizlerden cok cekmislerdir. Bir suru ogrenci orayi burayi karistiririk. Ama onlara iyi paralar kazandirmistik.

Bogazici Pastanesi sabah-oglen bize poca, acma yestistirmeye calisirdi. Havalar guzelse bahcesinde oturup yedik. Dondurma mevsimi geldiginde de kuyruk olustururduk. O kadar cok oradaki calisanlarla hasir nesirdik ki hangimiz ne istioyr bilirlerdi. Hatta oradaki bir cocuk ben is hayatima atildigimda Pelit pastanesine transfer olmustu. Hala ondan poca alirdim :)

Benim kilolarim bana Lise'den mirastir anlayacaginiz. Daha dogrusu temeli orada attim diyelim :) Birde o zaman beli lastikli salvar tipli pantolonlar modaydi. Yuh olsun onlara. Ben sistikce onlarin lastigi gevsediginden, bir kot pantolonunun verecegi rahatsizligi yasamadilar. O yuzden sistikce cuval niyetine giymeye baslamis oldum :)) Valla su son iki senedir yeniden hortladilar ona benzer modeller denemedim hic. Hatta elime alip bakmadim bile!

Okul cikis saati otobus duragi tiklim tiklim olurdu. Bazi uyaniklar bir onceki duraga yuruyup oturma sansi elde ederlerdi. Guzargah E. Lisesinin onu olunca bir posta ogrencide oradan binerdi. Otelciligin onune geldigimizde otobus iyice tiklim tikis olurdu. Neyseki ben bir durak sonra inerdim :)

OGLEN TATILLERI-BOS DERSLER

Okulumuz Bogazici Universitesine cok yakindi. Oglen tatillerinde (1 saat) Rumeli Hisarustu parkina gidip oradaki bufede 'yengen' yerdik. Acayip guzel yaparlardi. Sonra parka gider Bogaz manzarasi karsisinda kikirdayarak yerdik.

Oglen tatilinden once veya sonra bos dersimiz varsa su meshur 'BALKON' denen manzarali yerin yanindaki yokustan Bebek'e yururduk. Parkda oyalanir, yuruyus yapar sonra indigimiz yokusdan cok araba gecmedigi icin Bebek yokusunun basinda otostop cekerdik derse yetismek icin.

Bazen hemen arkadaki villalarin arasinda yuruyus yapardik. Turkan Soray'in evinin onunden gecerken hep onu gorebilme ihtimaliyle iceri bakardik. Sonra garajinda bilmem kac tan luks araba olan eve giptayla bakar ara sira gorevliyle selamlasirdik. Birde surekli havlayan kopeklerin oldugu bir villa vardi. Onun onunde gecerken hep tirsardik cunku o demirlerden atlayacak gibi ziplarlardi.

Bu villalarin arasinda Bebek'e inen bir yer daha bulmustuk. Bir muddet caddeden yurudukten sonra yol kivirilip yine Bebek'e kadar iniyordu ama biz meraklilar bahcelerin arasinda merdivenler bulmustuk. Sonuna vardigimizda ise Bebek Karakolunun yanina indigini kesfetmistik. Bu yol daha keyifli oldugundan daha sonraki inislerimizi buradan gerceklestirmeye baslamistik. Eger yolunuz oraya duserse o merdivenlerden yukariya cikin. Villarin arasindan dolandiktan sonra kendinizi Etiler'in sonunda Ucaksavar'in basinda bulacaksiniz.

A ve S'nin evleri yaklasik 10 dakika ilerdeydi. Bazen onlarin evlerine gider oyle vakit gecirirdik. Akmerkez acilinca oraya gitmeye baslamistik. Bu.'nun da benimde evimde yakindi.

YURUYUS-MAHALLE

Havalar guzellestiginde yuruyerek gidip geliyorduk. Okula varisimiz kisa ama eve donusmuz uzun suruyordu cunku ayni guzargah yerine arka sokaklari kesfederek gidiyorduk. O zamanlar oralara yaptigimiz kesif yuruyusleri bize daha sonraki yillarda yogunlasmaya baslamis olan trafikten nasil kacmamiz gerektigini ogretti.

Onlarin evine vardigimizda ben hep oralarda oyalandigim icin daha gec gidiyordum eve. Kucuk bahcemsi bir yer vardi evlerinin onunde. Oradaki banklarda oturup cene calardik oradaki arkadaslariyla, mahallenin delikanlilariyla. Bir tanesi onun erkek arkadasi olmustu. Bir taneside israrla bana soruyordu bende hep hayir diyordum. Gecen gun Bu.'nin kardesiyle konustum ve ogrenimki 2 yasinda bir cocugu olan baba olmus. Zaman ne kadar hizli akip gidiyor, inanilir gibi degil.


HAFTA SONLARI

Biz o zamanlar haftasonu surekli Nisantasina gidiyorduk. Vitrin gezip, fast food restoranlarinda vakit geciriyorduk. Nedense okul bittikten sonra oraya cok az gitmeye baslamistim. Orada en cok sevdigim yer Dunya Kitap eviydi. Herseyi tek tek incelemek isterdim.

Sisli-Osmanbey arasinda yurumek, magazalara girip cikmak modaydi o seneler. O zamanlar pasajlar modaydi. Mall'lar henuz cok yeniydi ve Galeria bizim icin uzakti. Metro insaati daha baslamamisti (sanirim) Osmanbey'deki 7 Eleven'da yeni sayilirdi. Oraya gider ust katinda otururduk.

Inatla Taksim'e kadar yurume girisimlerimiz olmustur. AKM'deki temsilleri izleme hevesim o zamanlar baslamisti. Ortaokulda muzik ogretmenimiz bizi bir konsere goturmus ve gozlerimizi kapatarak seyretmemizi istemisti. Ben o zaman cok degisik seyler hissetmistim. Enstrumanlarin her birinin sesini ayri ayri duya olmustum. Lise'deykende bale gosterilerini seyretmek hosuma gidiyordu.


BISIKLET-19 MAYIS

Trafik bu kadar yogun degildi o zamanlar. Ben bazen bisikletle okula gtmeye baslamistim. Bir kere beden hocamiz derse bisikletle gelmemi soyledi. Ucaksavar'daki bir parka gittik sinifca. Bisiklete binmeyi bilmeyenlere 5 dakikada ogretmisti. Hepimiz sasirmistik.

91 veya 92'de 19 Mayis gosterileri icin bizim okulda secilmisti. Ogretmenimiz Filiz hanim oyle guzel ogretmistiki hareketleri, Inonu staduymunda gosteriye ciktigimizda bizim grubun bulundugu bolumde en az hata yapan okul biz olmustuk. Mor mayo ve taytimiz ve mor sandaletlerimiz vardi. Elimizde de sopya baglanmis uzun turuncu kurdele. Oradan oraya savuruyorduk. Ben Phantom of the Opera'yi ilk defa o zaman duymus ve o muzige asik olmustum. Icimden surekli The Phantom of the opera is thereeee, inside my mind demeye baslamistim.

DERSLER

Meslek tekstil olunca eliniz igneye ve makasa degiyor tabi. Persembe gunleri atolye dersimiz vardi. Sabahtan aksama kadar. Ilk dersimizi hatirliyorum. Ogretmen hepimize uzerinde duz cizikler olan bir kagit vermisti. O cizgilerin uzerinden dikecektik. Bazi arkadaslarimiz cok korkmuslardi. Pedala bir hizla basip sesinden korkanlar olmustu. Ben dikis makinesine annemden dolayi alisiktim. Hic dikmemistim ama hep annemi seyrederdim. O yuzden azar azar basilmasi gerektigini ogrenmistim.

Lise donemi boyunca arkadaslarimiz 'is kazasi' yaptilar. Bir arkadasimiz agzinda birtirdigi toplu ignelerden birini yuttu! Allah'tan toplu olan kismindan yutmus. 2-3 gun sonra igne cikmisti. Tabi kizimiz surekli bokunda boncuk arar misali bokunda igne aramisti :) Bir arkadasimiz kumas yerine elini kesmisti. 3 dikisle atlatti. Bir tanesi ise parmagini dikti. Ip hemen koptgu icin igne bir girip cikmist sadece. Bizim kullandigimiz makineler sanayi tipi dikis makinasi oldugundan ev tipine gore cok daha hizliydi.Neyse ki bu derslere baslamadan once hepimiz tetenoz asisi olmustuk.

Bir kerede okullar arasi defile duzenlenmisti. Donem odevi olarak yaptigimiz kiyafetleri defilede arkadaslarimizdan bazilari giymisti. Bir odevimde de seffaf pantolon dikerek puanlari goturmustum:) Ama benim en iyi calismam 'mont' olmustu. Guderiden cok guzel bir mont dikip bir kis ben giymisim bir kisda ablam giymisti.

Kalip dersimizde en sevdigim sey model uygulamakti. Temel kalip uzerinden ogretmenin sectigi br modelin kalibini minik esellerimizle (kucuk olcekte cetvel) olce bice yapmaya calisirdik. Zorlayan modeller daha cok hosuma giderdi. Hatta sinavda model uygulamasi varsa ben daha cok memnun olurdum. Evet, benim kalip dersim cok iyiydi cok. 4-5 alirdim hep. Ama malesef unuttum gitti :( Sinavlarda bazen dosyamizi acik tutmamiza izin verirdi hocamiz. Boyle bir seyle ilk defa karsilasmistim. Ama kopya olarak kullanilamayacak sekildeydi sorular.

DONEM ODEVI

Ben donem odevi hazirlamaya da bayilirdim. Genele birseyler arastirmamiz gerekirdi. Birkac konu olurdu ogretmenin paylastirdigi. Dugme, fermuar, astar, kumas arastirmasi vs. Sisli, Osmanbey'in arka sokaklarini teperdim, her toptani magazaya ugrayip ornek isterdim.

Hic duz beyaz dosya kagidina odev hazirlayan biri olmadim. Ben kocaman kartonlari, renkli kagtlari, geri donusumlu saman renkli kalin kagitlari kullanip pembe kurdele takmak yerine fotokopi dukkanlarina gidip sipiral filan taktiriyordum. Ya da acayip teller bulup birseyler yapiyordum, ya da mukavvalardan ic ice gecen dosyalar hazirliyordum. Acayip ozeniyordum, cunku o zamalardaki hevesim bir dergiye girip calismakti :) Bir odevim sonbahar kis modasiydi. Kadin,erkek, cocuk, ic giyim, aksesuar gibi cok kapsamli birsey yapmistim. Akmerkezde bazi magazalar kiyafetlerle oynayip resim cekmeme izin vermisledi. Ay benim donem odev hazirlyasim geldi galiba. Ya da ders calisasim. Bir okula mi yazilsam ne :)

STAJ

Biz birde staj yapmak zorundaydik. Yazin bir ay boyunca belirlenen yerlere giderdik. Ilk staj yapacagim zaman ben hala Cinarcik zamanlarimin en guzellerini yasiyordum ve orayi birakip gitmeyi hic istemiyordum. Butun arkadaslarim oradayken ve eglenirken ben babamla Pazar aksami geri donmek zorundaydim ve taa Cuma aksamina kadar gelmeyecektim. O ilk Pazar arabayla korfezi dolanarak Istanbul'a gitmistik ve ben neredeyse Ist.'e kadar arka koltukta aglayarak gitmistim. Ne kadar ayipmis yaptigim. Ben staj icin lay lay lomumdan vazgecemezken, zorunlu olarak calismasi gereken yasitlarim veya benden kucuk kisiler oldugunu, yazlik gibi bir luksu olmasini birak, tatil nedir bilmeyenleri hic dusunememisim ve simarik bir sekilde aglamisim...

Ilk staj yerimiz Sumerbank olmustu. O kadar buyuk bir yerdiki A ve B subesi olarak hepimiz orada staj yapmistik. Serviste cok egleniyorduk. O zaman Nilufer'in Kavak Yelleri ve Fatih Erkoc'un Ellerim Bombos'u dinlenirdi. Sark soyleye soyleye gider gelirdik. Bu sarki dinlemeleri sonunda A subesinden bir arkadasimiz Serdar Ortac ve Tarkanin klibine oynayarak olayin iyice icine daldi :)

Bir sonraki sene staj yerimiz Caglayan'daydi. Bize yakin olmasina ragmen acayip tersdi. Sumerbanka gore burasi cok cok kucuktu ama bizim grup tamamen oraya kbul edilmistik. Orada overloka nasil iplik gecirirli nerdeyse ezbere ogrenmistim. Yemek arasindan sonra biz kaytariyorduk isten. Depolamanin yapildigi yerin orda kolilerin arasina dalarak birbirimize French manikur yapiyorduk. O sene yeni moda olmustu. Hic zorlanmadan French yapabilirim senelerin aliskanligiyla...Bizimle ilgilenen sefi, sanirim Vedat'ti adi, delirtiyorduk bazen :) Bu genc sef ben universitedeykende staj yaptigim fabrikada yine karsima cikmisti. Bu sefer orgu-dokuma bolumunun departman sefiydi. Bu arada ben 4 kere staj yaptim. Hic biri naylon degil. Stajerlikten mezun oldumda diyebiliriz yani :)

Ilk maasimi almistim Caglayan'daki staj yerinden. Kibarlik yapip temsili bi miktar para vermislerdi. Cuma'ydi. Herkesle vedalastiktan sonra gidip hemen kendme birseyler almistim. Sonra vapura atladigim gibi solugu Cinarcik'ta almistim. O para haftasonunu bile bitirmeye yetmemisti geri ama ilk maasimdi benim :)

OGRETMENLER

Yine 'Lise'ye Mektup' adli yazimda anlattigim Oya hanimdan bahsedecegim. Bu ogretmen bizim favorimizdi. Bizde onun favori ogrencileriydik. Gencecik bir ogretmendi. Tekstil Bilgisi ve Cizim dersimize girerdi. T.B. dersine ait kitabimiz disinda kendi lise ve universite notlariyla bize ders hazirlardi. Onun dersindekileri yalar yutardik cunku ogreninceye kadar defalarca anlatirdi. Bir kere onu cok kizdirmistik. Bize oyle kizgindiki birkac ders bize son derece ciddi bir sekilde ders anlatip ders sonundaki sohbetlerimizi yapmamisti. Onun gonunu almak icin oldukca cok caba sarfetmisitik. Bizi affetmisti ve bir daha onu oyle uzmedik. Sohbet zamanlarimizda onun bir erkek arkadasi oldugunu ogrenmistik. Cok sevdigi bir Ali'si vardi. O bize anlatinca bizde ona anlatirdik. Arkadasimiz gibi olmustu.

Rahmetli matematik ogretmenim benim notumun yukseldigini sevincle anneme soylediginde ben cok utanmistim. Cunku ilk sinavim kotu olunca ikincisine bacagima kopya yazarak girmistim. Genelde cok uzerinde durdugu seylerin rakamlarini filan degitirir ona yakin sorular sorardi. Benim bacagima yazdigim 4 sorudan 3'unu sorunca ben matematigi kurtarmistim :) Derslerde 'aksam olsada eve idip yatip uyusak' derdi biz uyuklamaya baslayinca. Ve suekli mirldandigi sarkisi vardi:'ah yine yesillendi findik dallari'. Topragi bol olsun.

Diger genc ogretmenimiz Edebiyatci Ergun Bey'di. Sinavlarda sira uzerinde gezip 'GAZEL' okurdu. Saka degil, ciddi ciddi yani. Ismi lazim degil bir sinif arkadasim bu ogetmene asik olmustu. Ona illede askini soylemek istiyordu ama kim oldugunuda anlamamasini. Oturduk dergilerden kestigmiz harflerle suslu pusu bir kagit hazirladik. 'Seni Seviyorum' yaziyordu. Bu kagidi ona nasil verecegimizi planladigimizi hatirlamiyorum ama kagidi benim montmun cebinde birakmistik ve o gun okula 'B/om\ba Ihbari' yapildi. Okulu apar topar bosaltmamizi istemislerdi. Biz bomba patlarsa nolur telasi yerine ya itfayeciler notu bulursa napariz panigine girmistik. Ne salakmisiz :)

ARKADASLIKLAR

Kantini bizim siniftaki E ile G isletiyorlardi. O girmedigimiz zorunlu secmeli cografya desine kantinde takilirdik cogu zaman. Coca Cola getiren cocuk genc biriydi. Bizim G, okulun bitmesine 1-2 ay kala okulu birakip supriz bir sekilde onunla evlenmisti.

Sinifin diger uyeleriylede aram cok iyiydi. Sari sekerimle de cok vakit gecirmeye baslamistim. Hem sinifin en caliskanlarindan biri hemde en seker insanlarindan biriydi. Sinav oncesi birlikte cok guzel calisirdik. Bana ders calismayi sevdirmisti. Nasil yapacagim diye telas etmektense nasil calisacagimi gosteriyordu ve onlarla birlikte calisirken sadece sinavi gecmek degil daha iyi not alma cabasina girmistim.

Sari sekerimin kendisi kadar ailesinide cok sevmistim. Ayni uiversiteyide kazaninca gorusmeye devam ettik. Onu universite anilarima sakliyorum :) Kendisi simdi bir anne. Onun dugununde evlendigine inanamamistim, simdi anne olmasina ragmen hala benim hafizamdaki kivircik sari sacli sari sekerim.

Bazilarinin dugununu, nikahini gordum. Artik bir cogu cocuklara karisitlar ve onlari daha goremedim.

Se. Evli, bir erkek cocugu var. guncelleme : bir kız çocuğu daha var.
Si. Evli.
Ay. Evli, 2 cocugu var. guncelleme : ikizleri oldu
Ya. Evli, cocuk bir kizi var. guncelleme : bir oglusu daha var
De. Evli.
Bu. Evli.
Be.Evli, bir kiz cocugu var. guncelleme : bir kizi daha var
Fu. Evli, iki cocugu var.
EmS: Bekar
So: Bekar
EmA: Bekar
Gu: Evli. Iki cocgu var.

Facebook sayesinde daha cok arkadasima ve en yeni bilgilere ulastim) (guncelleme 19/08/2011
)

Bunlari yaziyorum CUNKU:

-kimbilir belki biri birgun bu sayfayi bulur ve aaa bu benim der :)
-ya bir gun unutursam. Ben cok unutkanim.
-ozledim...

18 Yorum:

Anonymous said...

Ayyyyy ay baydın beni Nillyy yaa.Valla okuyamadım hepsini,paragraf paragraf geçtim,sadedi anladım sonuçta.Amma uzatmışsın yaa.
Bu uzun yazını gören ve seni tanıyan olsa da gelmeyecek,seni tanımamazlıktan geleceklerdir.Kim uğraşsın senin gibi geveze bi cadıyla.
Milletin medeni durumunu yazmışsın ama kendine bak:
Ni=Bekar,gevezeliğinden dolayı hep bekar kalacak,heran çocuk yapabilir,yapmayadabilir.

Eheheheee senle uğraşmaya bayılıyorum Nilly,canımsın sen benim lan.

Anonymous said...

Anam senle uğraşaciiim diye kodumu yazmamışım ama sen bildin beni deeemi?Şıpdadanak anlar benim zeki Niliiiiiim;)

nilly said...

Anladim ben sen tabi. Once yerden yer vuruan sonra sevgi sozcukleriyle gonul alan T.sin kim olucan baska :)

Biliyorum cok uzun oldu. Vaktim boldu napiym derrrmisim :) Ama aslinda sondaki sebeblerden ikisi icindi. Hem ozledim hemde unutmamak icin :)

Okumayan okumasin, ben kendim okurum :))))))

KUGUU said...

Ben okudum ama:))
NostalCIK!! olmus benim guzel Nillym iyicene....

Gamzeli said...

ayy ne güzel anlatmışsıın, o kadar uzundu ki bana okumak koymadı bile...kendi lise yıllarım geldi aklıma :)

Serra yiLmaz said...

cok surukLeyici oLmu$. 3-5 sene onCesine yoLLadi bu yazdikLarin beni. Ozledim cokkkkk.

~Serra

nilly said...

Kugucum, sabredip okudugun icin ty :)

Serracim, seni de anilarina sureklidigime memnun oldum. Bu aralar pek bir anilarimi desiyorum :P

Anne ve Bebisi said...

Hepsini okudum, hem de bir roman okurmuşum gibi:) Çok güzel yazmışsın, çok güzel, çok duygusal bir yazı olmuş. Kendi lise yıllarımı da hatırlattın:)

Zaman ne çabuk geçiyor..

Bu güzel anıları hiç unutma:)

Anne ve Bebisi said...

Bu arada, benim de teyzem olur musun:P Hem kız reyonundaki kıyafetleri alıp beni giydirebilirsin:P (Yuh küçül de cebime gir de diyebilirsin tabi:P)

nilly said...

Esra'cim gordugun gibi ben pek bir nostalji icine daldim. Homesick mi oldum yoka artik yaslanmya basladigimin farkina mi vardim karar vermis degilim :)

Beraber ufalipda cebe girelim. Ben daha onceki yazilarimda yazmistim bir ara. Yine lise donemimde kagit bebek alip onu giydirmistim dusun yani.. Ohaaaannesssss, cuuussanness seklinde bir durum.

Yok yok ben hic buyumicem bu gidisle :)

SaNeM said...

Ben de boyle yatili arkadaslarimi bulmak icin bir yazi yazmistim gunlugumde, ise yaradi mi, hayir ;) Ama universiteden bir arkadasimi buldum, o baska. Radyo kotu ve pis benim de favorim, hele pazar gunleri F. ablam canli yayindaysa.
Cok sevgiler buradan.

nilly said...

Snem merhaba, sayfana ugradim hemen. Cok guzel seyler yapmissin.

Ben bu yazi ve S.dedigim arkadasimin sayesinde bir arkadasimla daha irtibata gectim, cok sevindim.

F.ablamiz iyidir ya, gecen gun rastadim yine radyodaki yayinina. Her zaman rst gelmiyor :) Benim bir hastanelik olayim olmustu. Saolsun beni hic tanimadigi halde yahoo gruptan durumumu ogrenip evimize gelmis ve beni ziyaret etmisti ve beni cok mutlu etmisti. Cok seker bir insan. Hala bir kahve sozumuz var birbirimize de bir firsatni bulup gidemedik bir kahveciye :)

püstüklü mama said...

Çok güzel bi yazı olmuş bu:)

Boğaziçi Pastanesi hala muhteşem poğaçalar ve pastalar yapıyor. Dondurması da öyle.

O köpekler de hala her geçene havlıyorlar.

BALKON şimdi çok daha güzel, ışıklandırılmış köprüyü görüyor:))

Sevgilerimle...

nilly said...

Puskullu Mama, guncellesitirlmis bilgiler icin tesekkur ederim. O kadar uzun zaman oldu ki, burnumda tutuyor. Siz sanirim o taraflarda oturuyorsunuz. Aslinda Bogazici Universitesinin oradaki durumculeri ve waffle'larida anacaktim ama lise anilari icin cok erkendi, koyamadim :)

püstüklü mama said...

Sevgili Nilly, ben Boğaziçi Üniversitesi öğrencisiyim ve bu civarda yaşıyorum. O nedenle bilgim var:)

Sevgiler.

Anonymous said...

Cok guzel yazmissin valla, bana unuttugum ve uzun zamandir aklimin ucundan bile gecmeyen seyleri hatirlattin lise yillarim hakkinda. O kadar uzun zaman olduki bir liseden arkadasimla gorusmeyeli. Gerci yurtdisinda yasiyorum 4 senedir. Bu arada ben de Rustu Akin mezunuyum (1999)...

nilly said...

Merhaba Anny, sende hic resim var mi hocalarin veya okulun? Yeni halleri varsa yollar misin bana? Sirin Erdogan hala okulda mi biliyor musun?

Demet said...

yaa nilly o fosforlu bendim di mii :))