Sunday, October 22, 2006

Yanni ve Benim Duslerim

Herkesin Ramazan bayramini kutlarm. Kucukler cok seker yemesinler, buyuklerde ceplerindeki akrepleri cikartsinlar :)

Yil 1993. The Piano adli o klasik, o ic yaraliciyi, o suskunluk yaninda o kadar konusan notalar olan o cok odullu filmi seyretmistim. Filmi cok begenip favorilerimin arasina yerlestirmemin en buyuk nedeni ise filmin muzikleriydi. En etkilendigim sahnelerden biriside piyanosu kocasi tarafindan elinden alininca konsolunun uzerine kazidigi piyano tuslariyla hala calmaya devam etmesiydi. Cunku onun icin onemli olan duymak degil hissetmekti.

Akmerkez bizim evede okulada yakindi. Kredili sistem maduru olarak orada cok vakit gecirmisimdir. Bir kere Ulus tarafindaki kapidan girmistim. Beymen tarafindaki yuvarlaktaydim. Oranin en alt katinda bir cafe vardi o zaman. Simdi ne var bilmiyorum. Yuruyen merdivenlerden inerken o cafe'de piyano calan bir genc adam vardi. Caldigi parca ayni The Piano filmindekine benziyordu. E, cahiliz tabi oyle klasikler, klas olan muzikler konusunda. Poplar ve popcular sarmis dort bir yanimi, maykildan almisim borc, abone biletlerim cebimde, bandira bandira dinleyip, kil oluyorum... Gunler boyle geciyor, bizim zamanimizda oyle internet filan herseyi google'dan ara, indir, dinle,yukle, kopyala, yapistir gibi seyler yok. Asagiya indigimde hemen yanina sokulup sonuna kadar dinlemistim. (offf, birden kendimi cok yaslanmis hissettim)

Neyse, bitirincede kimdir bu, parcanin ismi nedir, cok begendim diye sorularimi ve ovgulerimi siraladim. Cocuk Yanni demisti. Ben tabi 'ha' seklinde bir surat ifadesiyle kendisine baktiktan sonra bir kagit uzatip yazmasini rica etmistim.
O gun bugundur karsi kiyilardan komsumuz olan Yanni'yi dinlerim ben. Kopuklu banyo keyiflerimde, uzgun olup aglamak istedigimde, canim sikilmisken hayal kurmak istedigimde, basim agridiginda kendime yaptigim terapide, walkman'de, kaset calarda, MP3'de, okulda, evde, is yerinde... Yani onu tanidigimdan beri hep yanimdaydi.

Lisedeyken bizim sinif pek bir faaldik. Kenidimize biryerlerden bi hocalar bulur oyalanirdik. Hazirlik ve lise 1'de folklor oynamistim. Kirklareli.. Ay o ne zor ayak hareketleridir oyle. Ama cok zevklidir 'karsilama' filan.. Okulumuzun yakinindaki Huzur evinde ilk gosterimizi yapmistik. Sonra okulumuzun yeni ek binasinin acilis toreninde o zamanin Valisi Hayri Kozakcioglu'na sunmustuk gosterimizi pembe kiyafetlerimizle. Lise 2 ve son siniftayken folklor hocamiz artik gelemeyeceginden tiyatro hocasi bulmustuk kendimize. Meric abi.

Sene sonu oynayacagimiz oyun icin tiyatrodan dans ve muzikle ilgili arkadaslarini cagirip oyunda kimi ne rol verecegini onlarla secmisti. Ben dans secmelerine katilan bir kizi canlandiriyordum. Yonetmenimiz Meric, parca seciminide, dansida bana birakmisti.

Kendimi odaya kapatip saatlerce dans ediyordum Yanni'nin 'Desire' adli parcasinda. Havada donmeler, yerlerde surunmeler, sandalye ustunde figurler derken bir turlu sonunu getirememistim. Meric abi 'sen merak etme ben parca bitmeden dansini keserim, hallederiz' demisti. Bende sonuyla ugrasmamistim. Oyun gunu herkes heycandan titrek manda seklindeydi. Benden daha heycanli olan Meric abi, dansimin bitiminden cok daha once davranip, 'tamam, yeterli bu kadar, numaraniz bizde var, size haber verecegiz' gibilerinden repligini soylemisti. Cok begenilmisti oyunda, dansimda. Yani o zamanlarin tabiri ile 5 bin fit yukarlarda ucuyordum artik :) Zaten ortaokuldan beri ne zaman gosteri gibi seyler olsa bana dans hazirlama gorevi verilirdi. Ortaokulda her donem sonu arkadaslarimla dans hazirladigimizi, tiyatro oyunlari hazirladigimizi hatirliyorum. Dersden kaytarmak icinde bahane olurdu.

Bunlari niye yazdigima gelince, youtube'de takiliyordum. Merak etmistim Yanni'den neler var diye. Sonra Kitaro, Michael Nyman, Omer Faruk Tekbilek derken Anadolu Atesine kadar birkac video seyrettim. Erovizyon bizde yapildiginda orada degildim. Oradaki gosterileri sirasinda surekli alkis ve islik seslerini duyunca gozlerim yasardi. Ben onlar Sultan's of the Dance adiyla daha yeni ciktiginda gosterilerini on siralarda izleme sansini elde etmistim. Seyrederken yuregim kabarmis, icim kipir kipir olmustu butun gece. Cok begenmis ve takdir etmistim. Bircok insanin soyledigi gibi "vay be bizden de boyle grup cikarmiymis" demistim. Hatta bir ara basvurmayi bile aklimdan gecirmedim dersem yalan olur :) Muhtesem bir dans grubu, muzikler, secilen danslar, kareografi hersey cok cok guzel. O kadar insanin dumduz bir sira olup, ayni anda ayak hareketlerini yapmasi kolay birsey degildir.

Iste oraya buraya tiklarken aklima ortaokul gunlerim, lise gunlerim, zevklerim, sectiklerim, secmediklerim, olduklarim, olmak istediklerim, olmaliymisim dediklerim geldi.

Ben ressamlarin adlarini eserlerini bilmesemde, resim yapmayi severim ama ressam degilim, sesim yok, herhangi bir muzik aleti calamam, bazi sarkilari bilirim, kimin soyledigini bilmem ama dinlemesini severim, gobek atmasini severim, dansoz degilim, Latin danslarini severim Latino degilim (Tolgahan'la salsa yapmisligim vardir yani ovunmek gibi olmasin ohhooo bohhooo), kendimi odaya kapattigimda tum CD boyunca, cluba gittigimde clup kapanincaya kadar dans ederim, dansci degilim, yazilar yazarim, kitap okurum yazar degilim (onun icin dilbilgisi ve edebiyat dersi almam sart zaten, daha noktali virgul nereye konur onu bilmiyorum ve bu paragraf Ahmet Altan'inkiler gibi cok virgullu ve upuzun oldu, arti birde parantez icleri) , tekstil okudum tekstil isinde degilim, bilgisayar severim, bilgisayarci degilim, ara sira tamir yaparim tamirci degilim, ahsap, canak comlek boyarim, el sanatcisi degilim, incikli cincikli donem odevi hazirlamayi severdim (lise ve universitede tekstil okudugumdan cok arastirmali, bol malzemeli odev olurdu ve benimkiler moda dergileri gibi olurdu) dergi cikartmiyorum...

Ozetle ya ben herseyim, ya ben hicbirseyim. Siz en iyisi benim Akmerkezde duyupta senelerdir dinledigim ve bikmadigim Yanni'nin One Man's Dream'iyle istediginiz moda girin. Cunku ben yazdikca moddan moda girmeye basladim :)

15 Yorum:

cadı said...

Canım, yazın çok uzun sonra gelip okuyacağım söz ben şimdilik şunu demeye geldim sadece: Bayramın mübarek olsun, sevdiklerinle birlikte nice güzel bayramlara..

nilly said...

Tesekkur ederim Cadicim, seninde bayramin kutlu olsun ve guzel gecsin.

zeyno said...

Baştaki temenni ne güzel böyle Nilly:)) Küçükler çok şeker yemesin, büyükler de ceplerindeki akrepleri çıkarsınlar...Harikasın...

Ben de sevdiklerinle birlikte mutlu bir bayram diliyorum sana....

Anonymous said...

o filmi bende izlemistim Nilly'cim ve cok begenmistim( her ne kadar o zaman ki yasim icin biraz sansure ihtiyaci olsada:)) Yandaki muzikleri dinledim ve cok etkilendim... cok guzel secimler...

seninde bayramin kutlu olsun guzelim, nasil gidebildin mi bir yerlere bugun?

sevgiler,
Banu

Asortik Krep said...

Kırklareli oynamana bayıldım..
Yanni'ye de..Herşeyden biraz anlıyor olmakta güzel bir şey..Bende senin gibi hissediyorum çünkü..
İyi Bayramlar diliyorum :))

nilly said...

Banucum, filmi bende en az uc kere seyretmisimdir herhalde.Belki bir daha seyrederim bu zamanlarda. Yeni acilan Turk-American Kultur Merkezi acilmisti Ramazandan once. Iftar yemekleri filan veriliyordu. Bugun orada bayram kutlamasi vardi. Guzel bir kahvalti edip sohbet ettik tanidiklarla. Iste bizim bayram 3 saat suruyor, 3 gun yerine. Bu da guze cunku 3 senedir ilk defa bayram kutlayabiliyorum :)

Asortikcim, Kirklarelini o kadar cok sevmistim ki, hala oynayasim var. Gerci hareketleri hatirlamiyorum ama bir gun belki tekrar biryerlerde rastlar ve tekrar ogrenirim :)

Anonymous said...

Canimcim hicbirsey ya da herseysin ama en onemlisi benim biricik sisterimsin. Seni her turlu ruh ve kisiliginle cok ozledim. Bayramin kutlu olsun!
Sister

Anonymous said...

Canim
sesini duydum ordaymis gibi hissettim. Daha guzel bayramlar yasarsin insallah.
Sevgiyle kal.
E

nilly said...

Sisterim cicimcim, bende seni cok ozledim. Seni cok seviyorum.

E.eli ele elleli emburleyli eb ub diyesim geldi :) Sesini duymak guzel oldu. Boyle suprizleri daha cok yap arkadasim E. (arkadasim E. diyince aklima birsey daha geldi ama onu yazmiyim bari:)

Anonymous said...

Nilly cim, sister ının dediği gibi sen bizim herşeyimizsin ve seni çok özledik.

Bak nasıl ama yorum yazabildim,hani geçen gün örneklerle anlatmıştın ya!!
(gerçi 1 kere daha yazmıştım ama )

seni çok öpüyorum.

Kuzen S.(iskoç un kızı)

nilly said...

Canimcim kuzencim, sen yazmistin biliyorum ve sen bir tanesin zaten :)) Diger kuzenlerden haberim yok ama. Yegen A.nin ve ablanin resimlerini yollamis benim sister. A. ne kadar buyumus ya, gozelrime inanamadim. Buyudukce yuz ifadesi sana daha cok benzemis. A.abla ise acayip zayfilamis. Su senin rejimi bana da anlatsanda bende zayfilasam bir ara :)
Opuldun seker

aqua said...

cok hos bır blogun var

nilly said...

Aqua, tesekkur ederim. Bende hemen senin sayfana ugradim. Hepsini okuyamadim ama okuduklarim guzeldi. En kisa zamanda sendeyim yine, listeme ekledim bile :)

Anonymous said...

Evet şekerim, sevgili yeğenim A.yı herkes bana benzetiyor zaten.Bu arada hiç buradan ahkam kesmeyeceğim az yemek lazım,herşeyin azar azar tadına bakıp bırakmak lazım falan filan.
rejimden sıkıldığım zaman abartarak herşeyi yiyorum,rahatlıyorum.Sonra yine abartarak hiç birşey yemiyorum aç geziyorum.Ve böylece dengelemiş oluyorum.
aman boşver eğer böyle mutluysan yemeğe devam et.
Kuzen S.

nilly said...

Kuzencim, irade desenen sen buna. Iste bende ondan kalmadi. 1 gram yok valla :)